Bugun...


ZEYNEP ARIKAN, KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLLERİNİ HALKIN VEKİLİ OLMAYA DAVET ETTİ
Tarih: 10-07-2023 20:18:58 Güncelleme: 10-07-2023 20:18:58 + -


Maraş’ına Sahip Çık Hareketi, 6 Şubat depremleri sonrası yaptığı açıklamalarla şehrin sorunlarını dile getirmeye devam ediyor. Yapılan çalışmalar hakkında bünyesinde bulunan STK Başkanları tarafından teknik konularda açıklama yapıldı.

facebook-paylas
Tarih: 10-07-2023 20:18

ZEYNEP ARIKAN, KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLLERİNİ HALKIN VEKİLİ OLMAYA DAVET ETTİ

 

 

ZEYNEP ARIKAN, KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLLERİNİ HALKIN VEKİLİ OLMAYA DAVET ETTİ

 

Maraş’ına Sahip Çık Hareketi, 6 Şubat depremleri sonrası yaptığı açıklamalarla şehrin sorunlarını dile getirmeye devam ediyor. Yapılan çalışmalar hakkında bünyesinde bulunan STK Başkanları tarafından teknik konularda açıklama yapıldı.

 

facebook-paylas                                            

Güncelleme: 10-07-2023 20:11:08Tarih: 10-07-2023 19:33

 

ZEYNEP ARIKAN, KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLLERİNİ HALKIN VEKİLİ OLMAYA DAVET ETTİ

Paylaş

Tweetle

Paylaş

Paylaş

AA

 

 

ZEYNEP ARIKAN, KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLLERİNİ HALKIN VEKİLİ OLMAYA DAVET ETTİ

 

 

 

Maraş’ına Sahip Çık Hareketi, 6 Şubat depremleri sonrası yaptığı açıklamalarla şehrin sorunlarını dile getirmeye devam ediyor. Yapılan çalışmalar hakkında bünyesinde bulunan STK Başkanları tarafından teknik konularda açıklama yapıldı.

 

 

 

 

 

Kahramanmaraş Baro Başkanı Av. M. Burak Gül, Beşen Sigorta Acenteliği Yönetim Kurulu Başkanı hayırsever İş insanı  Mehmet Beşen,  Kahramanmaraş Jeoloji Mühendisleri Başkanı Volkan Dalyan, Kahramanmaraş Tabipler Odası Başkanı Lütfi Tiyek, Kahramanmaraş Mimarlar Odası Başkanı Yunus Emre Kaçamaz, Kahramanmaraş İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Ökkeş Buğra Dalkıran, Kahramanmaraş eski Eczacılar Odası   Başkanı  Dr. Bahtiyar Murat Aras ve Kahramanmaraş Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Mustafa Demirciler açıklamalarda bulundu.

 

 

 

 

 

Maraş’ına Sahip Çık Hareketi Sözcüsü Zeynep Arıkan, Kahramanmaraş Milletvekillerine seslenerek acil bir komisyon kurmalarını ve şehrin geleceği için STK’lar ve halktan destek alarak Kahramanmaraş’ın Özel Statülü İl olması gerektiğini söyledi.

 

 

 

 

 

Arıkan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

 

 

 

 

 

“Şehrimizin savunucusu olacak siyaset ve partiler üstü bir yaklaşım sergileyecek. Bir kez daha üstüne basarak ifade edelim ki ne bir kuruluşun ve kişinin karşısında ne de kimsenin ve kuruluşun arka bahçesi olacağız. Derdimiz davamız mücadelemiz şehrimiz…

 

 

 

 

 

Ve bugün geldiğimiz noktada gerekli fikir alışverişleri yapılmadan kararlar alınmasının, Kahramanmaraş'ın geleceği açısından telafi edilemeyecek biçimde olumsuz neticeler doğuracağı konusundaki endişelerimiz hala devam etmekte. Evet, merkez üssü Kahramanmaraş olan depremin üstünden 5 ay geçti ama maalesef bugün olmuş hala çok yetersiz, düzensiz ve en önemlisi koordinasyonsuz bir halde hepimiz ne yapacağımızı bilmeden bekliyoruz.

 

 

 

 

 

Evet, aylar geçti, biz hala enkaz kaldırma çalışmaları için olması gereken uygulamaların sağlıksız ve yanlış olduğunu, hasar tespitlerinin çok acele ve çok yanlış kararlarla belirlendiği -mesela, hasar tespitinde söylenilen orta hasarlı tanımı, bu ne demek? Allah aşkına orta hasarlı ne demek tanımı ne, akıbeti ne olacak?-  keza sağlık hizmetlerinin yetersizliğini, insanların muhatapsız ne yapacağını bilememesini ve çaresizliğini konuşup duruyoruz.

 

 

 

 

 

Sürekli söylenen 11 ilde aynı felaketin yaşandığı, onun için depremin ilk anından beri bu aksamaların olduğu ve olması gereken hizmetlerin bu sebepten geciktiği ve gerçekleşmediği… Soruyorum: 11 ilin tamamı da Hatay, Adıyaman ve Maraş gibi bu şekilde mi aynı felaketi mi yaşadı? Burada üç il gerçekten bu felaketin odağında. Şimdi, 11 ilin yaşaması sürekli sebep gösteriliyor da, bizim durumumuzda olan öbür iller de hizmet alamadığından şikâyetçi. Demek ki üç il de olsa bir şey değişmeyecekmiş.

 

 

 

 

 

Tüm bunları sizler basında, bizler hem grup sayfamızda hem kendi sosyal medyamızda yazıyoruz, söylüyoruz ama hiçbir netice alamıyoruz.

 

 

 

 

 

Çevre Bakanlığınca açıklanan projede de çözümsüz durumlar mevcut. Şehirde hala hiç girilmemiş mahalleler var. Dün, İstanbul Üniversite’sinden ve TÜBİTAK’tan şehrimize gelen hocalarla Sakarya, Kuyucak, Divanlı mahallelerine gittik. O kadar vahim bir durum ki, tek kolon üstünde her an yıkılacak binalar evler var, çocuklar insanlar buralardan geçiyor ve çok büyük tehlike arz ediyor… Divanlı mahallesinden iki gün önce, iki çocuk cesedi çıktı. Mahalle sakinleri son derece çaresiz, kime başvuracağını bilemiyor.

 

 

 

 

 

 O kadar çok sorun var ki neresinden tutsanız elinizde kalıyor, bunları söyleyince de hemen sanki bir tarafmışsınız yaftalanıyorsunuz. Bizler şehirle ilgili her konuyu açık, net ve cesur bir şekilde konuşmak, gündeme getirmek ve kamuoyu oluşturmakla mükellefiz.

 

 

 

 

 

Biz STK’lar ve gönüllüler olarak tavsiye, danışma ve görüş bildirme mekanizmalarıyız, icraat makamı değiliz… İcraat makamı kimler? En başta siyasiler, seçilmişler ve sonra da atanmışlar.

 

 

 

 

 

Biz hiç kimseye lütfen gelin vekilimiz olun demedik, ucu yanık mektup yollamadık talep ettiler, her türlü çalışmayı yaptılar ve bu şehrin şahıslara olan teveccühüyle değil ülke siyasetinin gereği olarak milletin vekili olma vebalini aldılar.

 

 

 

 

Seçim öncesi sosyal medyada gördük kendilerini, seçimler bitti, hayırlı uğurlu olsun ama seçim sonrası çoğunluğundan şehirle ilgili özel bir görüş, öneri ve çalışma duymadık.

 

 

 

 

 

Neredeyse her gün geliyorlar, görkemli ve kalabalık bir grupla karşılama, teşkilatla toplantı, çadır kentte depremzedelere ziyaret, kamu kurumu niteliğindeki meslek odaları ve hangi kritere göre çağrıldıklarını bir türlü bilemediğimiz bazı sivil toplum kuruluşlarıyla İSTİŞARE toplantıları... Ve yine bir sürü masrafla kalabalık bir grupla uğurlama...

 

 

 

 

 

Maraş’la depremle ilgili neler yapılacak somut bir öneri ya da aklı başında bir açıklama yok! Bir sürü hamaset!!!

 

 

 

 

 

DEĞERLİ vekillerimiz de geliyorlar, onlar da bu programlara katılıyorlar ve bu arada da mecliste daha epey bir ziyaretçi kabulü devam edecek gibi ama maalesef şehirde durum vahim.

 

 

 

 

Şehrimizin kıymetli vekilleri lütfen Türk milletinin teveccühüne talip olarak seçildiğiniz milletin vekili olma görevinizi yerine getirmeye başlayın. Artık işiniz, gücünüz, 24 saatiniz Maraş olmalı! Yeter ziyaretler ve hayırlı olsunlar artık kaybedecek vakit yok!

 

 

 

 

 

Partiniz, lideriniz ne der diye düşünmeden, bir dönem sonrasının hesabını yapmadan, şehir tarihinin en zor zamanlarının sizlere yüklediği bu kutlu görevin gereği olarak bu sorunları ve tabi çözüm önerilerini de kürsüye çıkıp cesurca korkusuzca dile getirin, soru önergesi verin, gündemde tutun, her saat her dakika bu şehrin sorunlarıyla yatın kalkın(biz öyle yapıyoruz çünkü) ve bunu bize hissettirin. Bu şehre olan sorumluluğunuzu yerine getirin! Sizlerin kürsüden bu şehrin haklarını güçlü bir şekilde haykırması lazım!!!

 

 

 

 

 

Sekiz vekilin bir araya gelmesi, ya da kendi aralarında acil bir komisyon kurmaları, bu konuda şehirdeki STK’lardan ve halktan beslenmeleri, destek almaları ve bin yılın afetini yaşaması sebebiyle “MARAŞ ‘ı ÖZEL STATÜLÜ İL” kapsamına aldırmak için kanun teklifinde bulunmalarını acil bir şekilde bekliyoruz...

 

 

 

 

 

En kısa zamanda Maraş’ına Sahip Çık Hareketi olarak Çevre ve Şehircilik Bakanımızla özel bir görüşme talep edeceğiz ve aynı zamanda tüm şehrin görüş ve önerilerini alacağımız bir çalıştay gerçekleştireceğiz. Bu verilerle de her konuda daha sağlıklı çözüm önerileri bulacağımıza inanıyoruz.

 

 

 

 

 

Biz Maraş’ına Sahip Çık Hareketi olarak, şehrimizin sadece deprem sonrası dönemde değil, uzun vadede de gelişmesine, büyümesine, kalkınmasına ve daha yaşanabilir bir şehir haline gelmesine katkı sağlamak için var gücümüzle çalışacağız.”

 

 BARO BAŞKANI GÜL: “KAMU GÖREVLİLERİ HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ SÜREÇLERİ İŞLETİLMEKTEDİR”

Kahramanmaraş Baro Başkanı Av. M. Burak Gül, “Başlatılan soruşturmalar kapsamında öncelikle yapı müteahhitleri, fenni mesuller ve yapı denetim firmalarının yetkilileri hakkında tutuklama ve adli kontrol tedbirleri uygulanmıştır. Keza ilgili yasa hükümleri gereği, imar izni ve ruhsat veren kamu görevlileri hakkında da soruşturma izni süreçleri işletilmektedir. “ dedi.

Maraş’ına Sahip Çık Hareketi, 6 Şubat depremleri sonrası yaptığı açıklamalarla şehrin sorunlarını dile getirmeye devam ediyor. Yapılan çalışmalar hakkında bünyesinde bulunan STK Başkanları tarafından teknik konularda açıklama yapıldı.

 

Kahramanmaraş Baro Başkanı Av. M. Burak Gül yaptığı açıklamada şu ifadelere yerdi:

 

“1- Yaşama hakkı, en temel haktır.

Bu hak karşısında diğer haklar, ikincil haklar konumundadır.

Deprem felaketinin ilk anlarından itibaren yaşam hakkı temelinde, acılarımızı ve yaralarımızı sarmak için gayret gösteriyoruz.

Yaşadığımız deprem felaketi; yaşama hakkının ne kadar önemli ve bütün hakların temeli olduğunu bizlere bir kez daha göstermiştir.

Deprem felaketinde yıkılan ve can kayıplarının yaşandığı binalarla ilgili ceza soruşturmaları felaketin hemen sonrasında başlatılmış olup Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde devam etmektedir. Soruşturmaların ve soruşturmalar kapsamında yaptırılacak bilirkişi incelemelerinin hız kazanması ve tüm taraflar için adaletin tesisinde gecikme yaşanmaması öncelikli talebimizdir.

Başlatılan soruşturmalar kapsamında öncelikle yapı müteahhitleri, fenni mesuller ve yapı denetim firmalarının yetkilileri hakkında tutuklama ve adli kontrol tedbirleri uygunlanmıştır. Keza ilgili yasa hükümleri gereği, imar izni ve ruhsat veren kamu görevlileri hakkında da soruşturma izni süreçleri işletilmektedir.

Bununla birlikte; yıkılan binaların bir kısmında, işyeri sahipleri tarafından binaların mimari ve statik projesine aykırı imalatların yapıldığı, binaların taşıyıcı elemanlarına müdahale edildiği, kolon ve kirişlerinin kesildiği tespit edilmiştir. Bu tespitler dahilinde bu işyerlerinin sahipleri ve bu işyerlerine ruhsat veren sorumlular hakkında başlatılan soruşturmaların daha etkin yürütülmesi, binaların mimari ve statik projelerine ve inşaat ruhsatlarına aykırı tadilat yapanlar hakkında tutuklama tedbirlerinin uygulanması ve deprem felaketinin sonuçlarını bu denli ağır yaşamamızda sorumluluğu olanların tespiti ile yargı önünde hesap vermelerinin sağlanması elzemdir.

2- Temel sorunlarımızdan biri de deprem felaketi sonrası ortaya çıkan ve her geçen gün binaların yıkılması nedeniyle artarak devam eden enkazların çevreye verdiği olumsuz etkilerin en aza indirilmesi için çalışmaların ne aşamada olduğu, enkazların depolandığı alanlarda hangi tedbirlerin alındığı konusunda kamuoyuna açıklama yapılmasını talep etmekteyiz. Enkazların yol açacağı çevre sorunları nedeniyle insan sağlığının etkileneceği ve telafisi güç ve imkansız zararların doğacağı açıktır. Unutulmaması gerekir ki; “Çevre; miras değil gelecek nesillere devredilecek emanettir.”

3- 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 6/A Maddesi uyarınca resen yapılacak uygulamalarda ortaya çıkacak olası mülkiyet sorunlarının çözümü nasıl olacaktır.? Yıkılan ve yıkılacak binalara ilişkin imar uygulamaları/çalışmaları bu madde kapsamında mı olacaktır.?

4- Ağır Hasarlı Tespiti yapılarak yıkım kararı alınan, bu nedenle de idari davaya konu olan binaların durumu ? Keza İdare Mahkemeleri bu aşamada yürütmeyi durdurma kararı vermemekte olup bu binalarda da yıkım işlemlerine devam edilmesi gündeme gelecektir. Ağır Hasarlı Tespiti yapılan binaların bir kısmı için alınan “uzman görüşlerinde” aksine tespitler mevcuttur. Bu durumunda, telafisi güç ve imkansız zararlar doğması sorunu karşımıza çıkmaktadır. Ortaya çıkabilecek tazminat talepleri için ne düşünülmektedir ?

5- Orta Hasar Tespiti yapılan binalarla ilgili süreç nasıl işleyecek ve güçlendirme projeleri için takvim nasıl olacaktır.?

6- Hak sahipliği konusunda uygulanacak usul ve işlemler konusunda halen belirsizler olup fay hattı ve zemin sıvılaşması nedeniyle imara tekrar açılmayacak alanlarda ortaya çıkacak mülkiyet sorunları için bir çalışma var mıdır ?

7- Deprem felaketi nedeniyle serbest çalışanlar ve esnaf için borç erteleme dışında, SGK Prim ve Vergi Muafiyeti getirilmesinin elzem olduğunu düşünüyoruz.

- Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan 09.02.2023 tarihli açıklamanın kapsamı genişletilerek en az 01.01.2023 – 31.12.2023 tarihleri arasında tahakkuk edecek SGK primlerinin muafiyet kapsamına alınarak bu primlerin ödenmiş sayılmasına yönünde karar alınması gerekmektedir.

Keza, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan duyuruda belirtilen deprem bölgesindeki faal mükellefler tarafından 06.02.2023 ile 31.07.2023 tarihleri arasında yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin ertelenme tedbirine ek olarak asgari 100.000,00 TL’sına kadar yükümlülüklerden muaf tutulmasına ve bu bedele kadar olan yükümlülüklerin ödenmiş sayılmasına yönelik karar alınmasını talep etmekteyiz.

8- Konut ihtiyacının çözümü için hali hazırda yapı müteahhitlerinin maliki olduğu tamamlanmış ve natamam konutların devlet eliyle satın alınması mümkün olur mu?”

 

BEŞEN: MÜCBİR SEBEPTEN DOLAYI VERGİLER TAKSİTLENDİRİLMELİ

Beşen Sigorta Acenteliği Yönetim Kurulu Başkanı hayırsever İş insanı  Mehmet Beşen, “15 Ağustos’ta tüm vergi mükellefleri beyannamelerini verecek akabinde 30 Ağustos günü gelir ve kurumlar vergilerinin iki taksitini birden yatıracaklardır. Mücbir sebepten dolayı vergiler taksitlendirilmeli.” dedi.

 

Maraş’ına Sahip Çık Hareketi, 6 Şubat depremleri sonrası yaptığı açıklamalarla şehrin sorunlarını dile getirmeye devam ediyor. Yapılan çalışmalar hakkında bünyesinde bulunan STK Başkanları tarafından teknik konularda açıklama yapıldı.

 

İş insanı  Mehmet Beşen, “15 Ağustos’ta tüm vergi mükellefleri beyannamelerini verecek akabinde 30 Ağustos günü gelir ve kurumlar vergilerinin iki taksitini birden yatıracaklardır. Mücbir sebepten dolayı vergiler taksitlendirilmeli.” dedi.

 

Beşen yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: 

"Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz Bey, deprem bölgelerine ziyaret kapsamında bugün Kahramanmaraş’ta STK temsilcileri ve İş insanları ile Ramada Otel’de bir araya geldi. Şehrimizin ve esnafımızın sorunları için söz alarak Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımıza şu konuları arz etme fırsatım oldu; 6 Şubat depreminde on binlerce konutun yanında binlerce esnafımızın işyerleri enkaz altında kalarak çarşı merkezimiz yok olmuş durumdadır, zor durumda olan esnaflarımız devletimizin imkanları ile oluşturulan konteyner çarşılarda kıt kanaat iş yapmaya çalışmaktadır.

 

Devletimiz deprem ile birlikte bölgeyi 30 Ağustos 2023 tarihine kadar her türlü mali konular için mücbir sebep ilan etmişti. Şimdi ise 15 Ağustos’ta tüm vergi mükellefleri beyannamelerini verecek akabinde 30 Ağustos günü gelir ve kurumlar vergilerinin iki taksitini birden yatıracaklardır. Bu sürecin esnafımızı çok zorlayacağını çözüm olarak, ya mücbir sebebin uzatılmasını ya da Ağustos ayında ödenecek vergilerin taksitler halinde ödenmesi için mevzuat değişikliğinin yapılmasının önemini ifade ettim, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız da bu konuyu tamamen müspet bir yaklaşım göstererek, bu konuyu Sayın Maliye Bakanımız ile görüşeceğini belirtti. Yine bir diğer konu olarak, orta hasarlı binaların durumunun netleşmesi için Bakanlık yönetmeliğinin acil bir şekilde yayımlanmasını, aksi halde şehirde binlerce bu şekilde bina olduğunu performans analizi, güçlendirme projesi onayı ve inşa süresi göz alındığında önümüzün kış olduğunu sürecin uzamasının büyük mağduriyetler oluşturacağını ifade ettim, yine Cumhurbaşkanı Yardımcımız bu konu ile de yakından ilgileneceği, önümüzdeki sayılı günlerde gerekli yönetmeliğin çıkacağı müjdesini verdi."

 

 

 

 

DALYAN: KAHRAMANMARAŞ’TA MİKRO BÖLGELEME ÇALIŞMASI YAPILMALI

 

Maraş’ına Sahip Çık Hareketi, 6 Şubat depremleri sonrası yaptığı açıklamalarla şehrin sorunlarını dile getirmeye devam ediyor. Yapılan çalışmalar hakkında bünyesinde bulunan STK Başkanları tarafından teknik konularda açıklama yapıldı.

 

Kahramanmaraş Jeoloji Mühendisleri Başkanı Volkan Dalyan, “Özellikle Şehir Merkezinde yapılacak imar planlarının ve yapılaşmanın, fay hatları ve oluşturulacak Koruma bantları üzerinde kesinlikle olmaması gerektiğini düşünmekteyiz. Aynı Zamanda, Şehir Merkezinde ve Şehrin birçok yerinde dere yatakları olduğunu, Dere yataklarının açılarak sakınım bantları oluşturması ve bu alanda yapılaşmaya müsaade edilmemesi gerektiğini bildirmek isteriz.” dedi.

 

 

 

Dalyan yaptığı açıklamada şu ifadelere yerdi:

 

“Yapılan Mikrobölgeleme çalışmalarında, sondajlar yapılarak, Şehrimiz merkez ve diğer alanlarında Uygun olmayan alanlar ve önlemli alanların tespit edildiği, bu konuda yapılan çalışmalar kapsamında 2011 yılında MTA tarafından daha önce tespit edilen Holosen Fay zonlarının kullanılarak diri olan bu fayların mevcut imar planları ve önlemli alanların oluşturulması kapsamında dikkate alınması elbette ki güvenliğimiz ve geleceğimiz için önem arz etmektedir.

 

Özellikle Şehir Merkezinde yapılacak imar planlarının ve yapılaşmanın, fay hatları ve oluşturulacak Koruma bantları üzerinde kesinlikle          olmaması            gerektiğini düşünmekteyiz.        Aynı Zamanda, Şehir Merkezinde ve Şehrin birçok yerinde dere yatakları olduğunu, Dere yataklarının açılarak sakınım bantları oluşturması ve bu alanda yapılaşmaya müsaade edilmemesi gerektiğini bildirmek isteriz.

 

Şehrimizde Afet riskleri arasında Heyelan alanlarının olduğunu ve bu bölgelerinde önlemli alan olarak tespit edildiğini biliyoruz.

 

Yapılan Çalışmalara saygı duyuyor ve birçok konuda alınan kararları destekliyoruz.

 

Fakat Şehrimizde yapılan çalışmalar ve uygulanacak olan planlara katkı sunmak bilgimizi paylaşmak ve hep birlikte daha güzelini yapmak adına sorunlar ve çözüm önerilerimizi sunmak isteriz.

 

SORUN: Yapılan Mikrobölgeleme çalışmaları kapsamında, Sondajlar, Laboratuvar testleri ve Jeofizik çalışmlara yapılarak, MTA Tarafından 2011 Yılında çalışması yapılan paleosismoloji çalışmaları kullanılmıştır. Daha önce mevcut olan bu faylar, kamuoyunda yeni tespit edilmiş gibi bir algı oluşturmuştur. Mevcut çalışmalardan yararlanılan ve aslında Paleosismoloji çalışmaları ile konumlandırılması gereken fay hatları ve koruma bantları tespiti net değildir. Depremden önce Yakın zamanda Kahramanmaraş Sütçü imam üniversitesi ile Onikişubat belediyesinin ortak olarak gerçekleştirdiği paleosismoloji çalışmalarında görülmüştür ki MTA haritaları ile bu çalışmalarda fay bantları arasında yaklaşık 50-100 metre konum farklılıkları çıkmıştır

 

 

 

 ÇÖZÜM ÖNERİSİ: Bu nedenledir ki Önceden tespit edilen bu fayların geçtiği bölgelerde paleosismoloji çalışmaları yapılarak tam konumları ve koruma bantları oluşturulmalıdır. Fayın geçtiği bölgenin komple imara kapatılmasından ziyade doğru mühendislik çalışmalarının ışığında, kat adetleri azaltılarak, Şehir Merkezimizde her bir toprak parçasının kullanılmasını, Şehrimizi ve tarihini yaşatacak imar çalışmalarının yapılmasını önermekteyiz.

 

 

 

SORUN: Kahramanmaraş ovasını oluşturan alüvyonlar kil, kum, çakıl ve siltlerden oluşmaktadır. Şehir merkezinde güney, güneybatı ve güneydoğusunda geniş yayılımı görülür. Ovanın doğu kesimlerinde iri blok ve çakıllı seviyeler hakimdir. Ovanın değişik kesimlerinde 50-150m. civarında bir kalınlığa sahiptir. Bu bölgelerin tamamında Sıvılaşma oturma ve taşıma gücü problemleri olacakmış gibi Alüvyon zemin başlığı altında bütün alanın imara kapatılması mühendislik dışı bir çözümdür.

 

 

 

 ÇÖZÜM ÖNERİSİ: Bu bölgede yapılacak imar ve yapılaşma, en fazla 4-5 Kat ile sınırlandırılmalı, bodrumlu ve yetersiz zemin parametreleri doğrultusunda güçlendirme yada zemin iyileştirme yöntemleri ile imar çözümleri üretilmelidir. Zeminlerde taşıma gücü, oturma, sıvılaşma gibi parametrelerin yanında faya yakınlığı ve diğer afet riskleri göz önünde bulundurularak Bina tasarımları yapılabilir. Dünyada ve ülkemizde birçok örnekleri mevcuttur. (örn. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Binası)

 

 

 

 

 

SORUN: Kahramanmaraş merkez mahallelerde ve merkeze yakın mahallelerde ve kuzey bölümlerde tespit edilen topoğrafik eğim ve şevli alanlarda önlemli alan ilan edilmesi tam anlamıyla doğru değildir.

 

 

 

 ÇÖZÜM ÖNERİSİ: Bu bölgelerde yapılacak detaylı şev stabilitesi analizleri ile teraslama, palya, iksa v.s. yöntemler ile kullanılabilecek alanların yapılaşmaya uygun hale getirilmesi konusunda çalışmalar yapılabileceğini ve kullanılmasını öneriyoruz.”

 

 

 

TİYEKLİ: “ÇEVRESEL KİRLETİCİLERİN ARTMASI NEDENİ İLE HASTALIKLARDA ARTIŞLAR GÖRÜLMEKTEDİR”

 

Maraş’ına Sahip Çık Hareketi, 6 Şubat depremleri sonrası yaptığı açıklamalarla şehrin sorunlarını dile getirmeye devam ediyor. Yapılan çalışmalar hakkında bünyesinde bulunan STK Başkanları tarafından teknik konularda açıklama yapıldı.

 

 

 

Kahramanmaraş Tabipler Odası Başkanı Lütfi Tiyekli, “Çevresel kirleticilerin artması nedeni ile hastalıklarda artışlar görülmektedir. Asbest tehlikesi bu şehri tehdit etmektedir.” dedi.

 

Tiyekli yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

 

“Deprem nedeni ile Kahramanmaraş’ta sağlık hizmetlerine ulaşım isteği artmış iken maalesef sağlığa erişim zorlaşmıştır. Bugün Kahramanmaraş ta kalp krizi geçiren hastalar il dışına sevk edilmektedir.

 

Sağlık hizmetinin en önemli unsuru olan yetişmiş insan gücü göçü yaşanmakta, hekimlerimiz şehirden ayrılmaktadır. Barınma sorunu ve maddi kaygılar nedeni ile yeni yetişmiş insan gücü gelmemektedir.

 

Hastalarımıza hizmet verilecek yatak kapasitesinin çoğunluğunu deprem nedeni ile kaybetmiş durumdayız. Hem kamu hem özel sektör hastanelerimiz ciddi anlamda kapasite kaybına uğramıştır. İvedi şekilde yatak kapasitesi artırılmazsa kış dönemi çok zorlu geçecektir.

 

Yeni kamu hastaneleri ivedi yapılmalı özel sektör yatırımları teşvik edilmelidir.

 

Çevresel kirleticilerin artması nedeni ile hastalıklarda artışlar görülmektedir. Asbest tehlikesi bu şehri tehdit etmektedir.

 

Bugün çok az bir maliyetle, sulama ve maske, önletebileceğimiz hastalıklar için 15 yıl sonra milyonlar harcayacağız.

 

Yıllar önce basit tedbirleri almadığımız, ufak maliyetlerden kaçındığımız için binlerce can gitti, şehrim iz yıkıldı. Aşı ile önlenebilen hastalıklarda özelikle göçmen nüfus yönünden riskimiz artmıştır. Şehrimizde kızamık vakaları görülmektedir.

 

İşçi sağlığı konusunda çok gerilere gitmiş durumdayız. Yıkımlarda çevresel kirleticilere maruz kalan işçilerin ileriki dönemlerde artmış solunum sistemi hastalıkları ve kanser riski altındadır. Kurallara uyulmadığı ve yeterince tedbir alınmadığı için iş kazaları yaşanmaktadır.

 

Çözüm üretilmesi sonucunda istişare kapıları kapatılmış sorunların ötelenmesinden başka bir eylem yapılmamaktadır.”

 

 

 

YUNUS EMRE KAÇAMAZ: “BELİRSİZLİKLERİN GİDERİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ”

 

Maraş’ına Sahip Çık Hareketi, 6 Şubat depremleri sonrası yaptığı açıklamalarla şehrin sorunlarını dile getirmeye devam ediyor. Yapılan çalışmalar hakkında bünyesinde bulunan STK Başkanları tarafından teknik konularda açıklama yapıldı.

 

Kahramanmaraş Mimarlar Odası Başkanı Yunus Emre Kaçamaz, “Bu süreçte Mimarlar odası olarak birçok cevaplanmayan sorumuz oluşmuştur. Bu soruların açığa kavuşturulmasını, evinden memleketinden olmuş hemşerilerimizin aylardır mücadele ettiği belirsizliklerin giderilmesini talep ediyoruz.” dedi.

 

Kaçamaz yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

 

“Kentimiz çok büyük bir felaket atlattı. Yaralarımız hala çok taze, çok derin. Plansız şehirleşmenin kentimizi nasıl bir felakete sürüklediğini, kent planlamasının insan hayatı için ne denli önemli olduğunu hep birlikte öğrenmiş olduk.  Yaşadığımız felaketten büyük dersler çıkarmak zorundayız. Önceden yapılan hataları tekrarlamadan, şehrimizin yeniden imar edilmesi gerekmektedir.

 

Yaşamış olduğumuz 6 Şubat deprem felaketleri sonrasında kentimizin ayağa kaldırılması, geçmişte yapılan hataların tekrarlanmaması için kritik kararlar alınırken şehrin teknik insanları olan mimar ve mühendislerin sürece dahil edilmesi, alınacak kararların teknik zeminden uzaklaşmadan alınması gerekmektedir.

 

Yıkımın en fazla olduğu kent merkezinin geniş ölçekli bir planlama ile tek elden yapılması gerekmektedir. Bu bölgede imar planlamasının bir an özce hayata geçirilmesi hayati önem taşımaktadır. Şehir merkezinde yerinde dönüşüm ve hak sahipliliği mevzularının yeni imar düzenlemesinin önüne geçmemesi şehrimizin bundan sonraki yüz yılı için hayati önem taşımaktadır. Özellikle ulaşım aksının yeniden ve detaylı düşünülmesi gerekmektedir. Kahramanmaraş’ın ulaşım odaklı bir imar planına ihtiyacı vardır. Raylı sistemin yeni imar planına entegre edilmesi gerekmektedir.  Bu süreçte Mimarlar odası olarak birçok cevaplanmayan sorumuz oluşmuştur. Bu soruların açığa kavuşturulmasını, evinden memleketinden olmuş hemşerilerimizin aylardır mücadele ettiği belirsizliklerin giderilmesini talep ediyoruz.

 

Kentin yeniden inşasına kentteki tehlikeler (dere yatakları, yeni oluşan faylar, zemin sıvılaşması olan bölgeler vb.) göz önüne alınarak oluşturulacak yeni bir imar planı ışığında devam edilecek mi? Yoksa yerinde dönüşüm odaklı, yıkılan binaların yeni kat yükseklikleri ile ayağa kaldırılması bir yeniden inşa yöntemi olarak kabul mü edilecek?

Orta hasarlı binaların güçlendirilmesi ile alakalı süreç nasıl olacak? Bu konudaki asgari koşulların olduğu yeni bir yönetmelik çıkacak mı?

Güçlendirme projelerinin ruhsat ve denetim mekanizması nasıl olacak? Vatandaşa halihazırda güçlendirme işi yaptığını söyleyen firmalar hangi koşullara uygun güçlendirme projesi hazırlayabiliyorlar? Eğer bu firmalar bir denetime tabi değilse, depremde hasar almış konut neden denetimsiz güçlendirme uygulamalarına maruz kalıyorlar?

Sağlam bölgelerde yer alan natamam inşaatlara ne zaman başlama izni verilecek? Açıklanan yeni kat yükseklikleri referans alındığında natamam inşaatlar için nasıl bir ruhsat süreci izlenecek?

Belediyelerin imar birimleri uzun bir süredir çalışmıyor. Ruhsat süreci başladığında oluşacak yığılma için nasıl bir çözüm düşünülüyor?

Hak sahipliği konusunda uygulanacak usul ve işlemler ile alakalı detaylı bir bilgilendirme yapılmasına ihtiyaç vardır. “

 

 

DALKIRAN  “RUHSAT VE PROJELENDİRME OLMADAN YAPILAN İŞLEMLER SUÇ TEŞKİL ETMEKTEDİR”

 

Kahramanmaraş İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Ökkeş Buğra Dalkıran, “Yapı sahipleri ilgili belediyeden ve statik proje müellifinden izin almadan uyguladığı yapısal müdahalede hukuken suç işlemektedir.” dedi.

 

 

 

Maraş’ına Sahip Çık Hareketi, 6 Şubat depremleri sonrası yaptığı açıklamalarla şehrin sorunlarını dile getirmeye devam ediyor. Yapılan çalışmalar hakkında bünyesinde bulunan STK Başkanları tarafından teknik konularda açıklama yapıldı.

 

 

 

Başkan Dalkıran yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

 

“Kesin tespitlerde Orta hasar almış binaların güçlendirilmesi ilkeleri 2018 Türkiye bina deprem yönetmeliğinde net olarak belirlenmiştir.  Deprem öncesinde güçlendirilmiş binaların deprem sonrasında yıkılmadığı dikkate alınırsa Orta hasarlı binaların bir an evvel projelendirme süreçleri ve denetim süreçlerinin başlaması gerekmektedir, sürecin gecikmesi denetleme yapılmadan uygulanan yanlış uygulamalara sebebiyet vermektedir.

 

Tespitlerde az hasarlı olan binaların yönetimleri güçlendirme yapılmasına karar verdikleri bilgileri geliyor ancak ruhsat ve projelendirme olmadan bu gibi işlemler suç teşkil etmektedir. , bu noktada yapı sahipleri ilgili belediyeden ve statik proje müellifinden izin almadan uyguladığı yapısal müdahalede hukuken suç işlemektedir.

 

Mühendislik hizmeti almış çok katlı binaların doğru zeminlerde uygulanmış ve deprem sonrasında yıkılmamış olması bizlere tünel kalıp haricinde konvansiyonel kalıp sistemlerinin de başarılı olduğunu göstermiştir. Dolayısıyla yenilenecek konutlarda tünel kalıp sistemiyle değil de şehrin dokusunu koruyabilecek sağlamlık ve estetik anlayışından da uzaklaşmayacak konvansiyonel kalıp sistemleri de kullanılmalıdır.

 

Sayın baro başkanımızda değindiği gibi hukuki süreçlerin ivedilikle hız kazanması, Anayasamızın 38.maddesince masumiyet karinesi açısından çok büyük önem arz etmektedir, Aksi halde suçu kesinleşmeden 5 aydır içerde bulunan meslektaşlarımızın ve ailelerinin yaşadıkları çok büyük bir mağduriyet oluşturmaktadır.”

 

 

 

 

 






FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
YUKARI