Bugun...



MİLLETVEKİLİ ZUHAL KARAKOÇ: AB’NİN TÜRKİYE’YE YÖNELİK YAKLAŞIMI ÇELİŞKİLERLE DOLU


facebook-paylas
Tarih: 24-04-2026 15:05

MİLLETVEKİLİ ZUHAL KARAKOÇ: AB’NİN TÜRKİYE’YE YÖNELİK YAKLAŞIMI ÇELİŞKİLERLE DOLU

MİLLETVEKİLİ ZUHAL KARAKOÇ: AB’NİN TÜRKİYE’YE YÖNELİK YAKLAŞIMI ÇELİŞKİLERLE DOLU

 

 

 

 

 

Zuhal Karakoç, Avrupa Birliği’nin (AB) genişleme politikalarına yönelik çok kapsamlı ve dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. AB’nin son dönemde kabul ettiği genişleme stratejisi tavsiye kararını detaylı şekilde analiz eden Karakoç, Türkiye’ye yönelik yaklaşımın çelişkilerle dolu olduğunu vurguladı.

 

Milliyetçi Hareket Partisi Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye karşı uzun süredir devam eden tutumunu eleştirerek, son kararın bu yaklaşımın güncel bir yansıması olduğunu ifade etti. Karakoç, AB’nin Türkiye’ye demokrasi, hukuk ve dış politika alanlarında sürekli eleştiriler yönelttiğini ancak kendi içinde ciddi çelişkiler barındırdığını belirtti.

Karakoç açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti; aynada kendine bakmadan, aklını başına devşirmeden, kendini terazide tartmadan sorumsuzca parmak sallayanların gösterdiği istikamette değil, kendi iradesinin çizdiği yolda yürümeye devam edecektir.”

 

AB GENİŞLEME STRATEJİSİ KARARI VE TÜRKİYE’YE YAKLAŞIM

Avrupa Parlamentosu tarafından 11 Mart 2026 tarihinde kabul edilen “AB Genişleme Stratejisi” başlıklı tavsiye kararı, 385 lehte, 147 aleyhte ve 98 çekimser oyla kabul edildi. İlk bakışta genişlemeyi Avrupa güvenliği açısından kritik bir yatırım olarak tanımlayan karar, Karakoç’a göre satır aralarında ciddi çelişkiler barındırıyor.

Kararda, genişlememenin maliyetinin genişlemeden daha yüksek olduğu belirtilirken; Batı Balkanlar, Ukrayna ve Moldova’nın geleceğinin AB içinde olduğu açıkça ifade ediliyor. Ancak uzun yıllardır aday ülke statüsünde bulunan Türkiye’nin bu perspektifin dışında bırakılması dikkat çekiyor.

 

“TÜRKİYE DIŞARIDA, YÜK PAYLAŞIMINDA İÇERİDE”

Milletvekili Zuhal Karakoç, AB’nin Türkiye’ye yönelik yaklaşımını “çifte standart” olarak nitelendirdi. Türkiye’nin jeopolitik konumu nedeniyle enerji, ulaştırma ve dijital altyapı gibi alanlarda stratejik bir ortak olarak görüldüğünü belirten Karakoç, buna rağmen üyelik perspektifinde dışarıda tutulduğunu ifade etti.

Karakoç’a göre AB, Türkiye’yi Avrupa güvenliği açısından vazgeçilmez bir aktör olarak değerlendirirken, siyasi entegrasyon söz konusu olduğunda aynı yaklaşımı sergilemiyor.

 

LİYAKAT SÖYLEMİ VE SİYASİ GERÇEKLİK ARASINDAKİ UÇURUM

Karakoç’un dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise AB’nin “liyakat esaslı genişleme” söylemi ile uygulamadaki tutarsızlık oldu. Kararda aday ülkelerin performanslarına göre değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmesine rağmen, uygulamada siyasi önceliklerin belirleyici olduğunu vurguladı.

Karadağ, Arnavutluk, Ukrayna ve Moldova için olumlu ve teşvik edici ifadeler kullanıldığını belirten Karakoç, Türkiye’nin ise “uyum düzeyi düşük” şeklinde nitelendirilerek geri planda bırakıldığını ifade etti.

Ayrıca İzlanda, Grönland ve Ermenistan gibi ülkelerle yeni yakınlaşma kanallarının önerilmesine rağmen Türkiye’nin bu kapsamda anılmaması da eleştirildi.

 

DIŞ POLİTİKA UYUMU VE “JEOPOLİTİK SADAKAT” ELEŞTİRİSİ

Karakoç, AB’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası (ODGP) çerçevesinde aday ülkelerden tam uyum beklemesini de eleştirdi. Sırbistan ve Gürcistan ile birlikte Türkiye’nin bu alanda sorunlu ülkeler arasında gösterildiğini belirten Karakoç, bu yaklaşımın gerçekçi olmadığını ifade etti.

Türkiye’nin çok boyutlu dış politika anlayışının “sapma” olarak değerlendirilmesini doğru bulmadığını belirten Karakoç, AB’nin bu süreçte aday ülkelerden adeta “jeopolitik sadakat” beklediğini söyledi.

 

AB’NİN KENDİ İÇ ÇELİŞKİLERİ VE KARAR ALMA MEKANİZMASI

Kararda yer alan bir başka önemli çelişkiye de dikkat çeken Zuhal Karakoç, AB’nin aday ülkeler ile üye ülkeler arasındaki ikili sorunların süreci tıkamaması gerektiğini belirtmesine rağmen, uygulamada bunun tam tersinin yaşandığını ifade etti.

AB’nin karar alma süreçlerinde oybirliği sisteminin yarattığı tıkanıklıklara değinen Karakoç, bu durumun genişleme politikasını siyasi bir araç haline getirdiğini vurguladı.

 

“AB GENİŞLEME SÜRECİNİ ALGI YÖNETİMİ ARACI OLARAK KULLANIYOR”

Karakoç, karar metninde yer alan iletişim stratejilerine de dikkat çekti. AB’nin aday ülkelerde kamuoyu oluşturma, sivil toplum ve medya üzerinden etki alanını genişletme çabalarının açıkça ifade edildiğini belirten Karakoç, bunun teknik bir süreçten ziyade siyasi bir nüfuz aracı olduğunu söyledi.

 

“TÜRKİYE KENDİ YOLUNDA İLERLEMEYE DEVAM EDECEK”

Son olarak Zuhal Karakoç, Türkiye’nin bağımsız duruşunu sürdüreceğini vurguladı. AB’nin çelişkili politikalarına rağmen Türkiye’nin kendi stratejik hedefleri doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğini belirtti.

Karakoç açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Türkiye Cumhuriyeti, kendi iradesiyle çizdiği yolda kararlılıkla ilerlemeye devam edecektir.”

 







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI YUKARI